Kadın, doğurmuyorsa size ne?

  •  


Kadın, doğurmuyorsa size ne?

Meltem Ahatoğlu: Genellikle biri bir kuyuya taş atıyor insanlar ardından kaya atmaya başlıyor. Cumhurbaşkanı her zaman olduğu gibi kadınlarla ilgili konuştu ve kuyuya bir taş attı insanlar da ardından kaya atmaya başladılar. “Anneliği reddeden kadın eksiktir, yarımdır” dedi. Bugün de Mehmet Şevki Eygi, kızların gülerken dişlerinin görülmesi hafifliktir demiş. Siyasiler çocuk ve kadınların üzerinden ellerini çekmiyorlar. Bunun erkekler üzerinde etkisi oluyor. Şiddet körükleniyor. Sizce bu tartışmalar nereye gidiyor?

Abdullah Ayan: Siyasetçiler yapmıyor, bir tek kişi yapıyor. Taa 2005’lerde ortaya çıkan Avrupa uyum sürecinde bir zina tartışması yaşandı bu ülkede. Erdoğan açıkçası toplumu belli bir kalıba sokmaya çalışıyor. Belli düzeyde taraftar grubu da bulunuyor. TÜSİAD geçmişte bu konularda tepki gösteriyordu, artık göstermiyor, gösterenlerin başına ne geldiğini biliyoruz. Senin elinde bir ölçü birimi mi var kadınları ölçebilecek. Kadınların ayaklanması lazım. Yoksa bu doz gittikçe artacak.. Yarın saldırıya uğrayan genç kadınların nasıl yargılandığını göreceğiz.

Meltem Ahatoğlu: Türkiye’nin birçok ilinde maalesef hala yaşanan kumalık durumu var. Anadolu’nun köylerinde genç kızlar evleniyorlar, herhangi bir nedenle çocukları olmuyor, erkekler ikinci bir eş getiriyor, çocuk yapmak için. Bu çok eşliliği meşru hale getiriyor. Bu söylemlerden sonra bu daha da derinleşir mi?

Abdullah Ayan: Tam da onu söylüyorum. Doğurmasında mahsur görülen hallerde kim hangi suçla suçlanacak. Beden üzerinden siyaset yapılmaz. Herkes dilediği yaşamı seçmekte özgürdür. Cumhurbaşkanı’nın anayasayla çerçevelenmiş bir yetkisi var. Alenen Cumhurbaşkanı ben sınırları kaldırıyorum dedi. Erdoğan’ın eline kâğıdı ve kalemi verelim “ne istediğini yaz, biz de o isteklere saygı duyalım hem de gerçekleşmesi için çalışalım” diyelim.

Meltem Ahatoğlu:  İsviçre’de her vatandaşına karşılıksız maaş bağışlansın mı diye oylama yapıldı. Halk yüzde 78 oranında bir çoğunlukla hayır dedi. Türkiye’de olsaydı bu referandum, sonuç ne olurdu?

Abdullah Ayan: İsviçre halkı bu paranın kimden çıkacağını biliyor.. Slovenya’lı birine “yarın seçim var, adaylardan biri hırsız, yine de oy verir misiniz” diye sorsak Slovenya der ki “biz duruma bakarız çalmış çalmamış, ona bakmayız”, İsviçre’ de ise bu sorunun anket sorusu olması ciddi bir sorundur diyor. İsviçre’de reddedilmesi gayet doğal. Verilmesi istenen insanlarının arasında o ülkede 5 yıl süreyle çalışmış insanlar var. İsviçre’de küçük bir köy kendi kontenjanına düşen 10 mülteciyi almayı kabul etmediler, biz ceza parayı vermeye razıyız dediler. Türkiye’de olsaydı, halk elbette kabul ederdi.

Meltem Ahatoğlu: Artık ölümler o kadar sıradanlaştı ki, artık her ölüme sayı, rakam olarak bakıyoruz. Bu sefer ölüm öğrenci otobüsünde yakaladı insanları, öğrenci ve velileri kaybettik. Bakanlık yine münferit diyor.

Abdullah Ayan: Soma’daki olay yine münferit bir olaydı. Dikkat et, bu tip toplu katliamlar geri kalmış ülkelerde oluyor. Bir Milli Eğitim Müdürü hangi denetimle götürüldüğünün soruşturmasını yapıyor mu? Yapmıyordur. Münferittir.

Meltem Ahatoğlu: Turizm sezonunun açılmasıyla birlikte Antalyalılar kan ağlıyor. Geçen sene yarım milyondan fazla Rus turist ağırlıyordu Antalya, kayıp yüzde 96’larda. Mersinli turizmciler de bir takım çağrılarda bulunuyor, yollar yapılsın diyorlar. Ama bunu daha önce söylemeniz gerekmiyor muydu? Turizm sezonu açıldı. Bizim turizmciler yollar ne olacak diye soruyor. Antalyalılar bizim bu yüzde 96lık kaybımız ne olacak diyor?

Abdullah Ayan: Yol sorunu 4 senedir gündeme getiriliyor. Mersin Erdemli arasında bir yolumuz var, bir otoban çalışması yok. Tek alternatif Mersin’e gelen turistin Mersin Erdemli arası olan yolu rahat bir şekilde gitmesi. Antalya’daki turist kaybında yüzde 96 Ruslar’ın oranı. Türkiye’ye 30 milyon turist geliyor. Almanya’dan da ciddi kayıp olduğunu söyleyebilirim. 30 yıllık görülmemiş bir kayıp var turist açısından.